31 Çekmeyi Nasıl Bırakabilirim? Geleceğe Dönük Adımlar ve Kişisel Deneyimler
—
31 Çekmeyi Nasıl Bırakabilirim? Kendi Kendine Soru Sormak
Evet, 25 yaşındayım ve hem ekonomi okudum hem de veriyle uğraşmayı seviyorum. Her şeyin bir hesabı var, değil mi? İş hayatında öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu: “Herkesin bir yolu var, ama önemli olan o yolun seni nereye götüreceği.” Şu anda Ankara’da yaşıyorum ve hayatımın bazı dönemlerinde, 31 çekmek dediğimiz o durumu çokça düşündüm. Bazen hayatın hızla geçmesini izlerken, “Bu kadar hızlı mı olmalı? Neden hep ‘bugün’ deyip, geleceği erteliyorum?” diye sordum kendime.
Bu yazıyı yazarken, “31 çekmeyi nasıl bırakabilirim?” sorusuna daha farklı bir açıdan bakmaya çalışıyorum. Kendi hayatımdan örnekler ve istatistiklerle, bu alışkanlığın nasıl değiştirilebileceğini anlamaya çalışacağım. Ve tabii ki, bu konuda seni cesaretlendirecek bir yol haritası da sunacağım.
—
31 Çekmek: Neden Başlıyoruz? Veriler ve Davranışlar Üzerine
31 çekmek, aslında çoğumuzun başvurduğu bir yöntem. Herkesin bir noktada olduğu gibi, bu davranış bir alışkanlık haline gelebiliyor. Ama “31 çekmek” ne anlama geliyor? Kısa vadede düşünmek, anlık çözüm aramak ve erteleme… Yani, geleceği sürekli ötelenmiş bir şekilde yaşamak.
Ekonomi okurken öğrendiğim en önemli derslerden biri şu oldu: İnsanlar, genellikle gelecekteki potansiyel kayıpları daha fazla görürler ve bu kayıplardan kaçmak için kısa vadede rahatlık ararlar. Bu durum, “Erteleme davranışı” ya da “tembellik” olarak adlandırılabilir ama aslında derin bir psikolojik temele dayanır. Özellikle ekonomi teorilerinde bu duruma “daha küçük ama hemen elde edilebilen ödüller” üzerinden açıklamalar yapılır. Yani, insana “bugün” ve “şimdi”yi sunarak, geleceği erteliyoruz.
Araştırmalara göre, insanlar kısa vadeli ödüllere daha fazla değer verirler. 2019’da yapılan bir araştırmada, “Kişisel hedeflere ulaşmak için gelecekte yapılacak yatırımlar yerine, bugünün rahatlığına odaklanan bireylerin başarı oranları daha düşük” olduğu gösterilmişti. Aslında bu durum, çoğu kişinin neden “31 çekmek” gibi alışkanlıklarla mücadele ettiğini gösteriyor. Ama her zaman sorum şu oluyor: Peki, bu alışkanlığı kırabilir miyiz?
—
31 Çekmeyi Nasıl Bırakabilirim? Kendi Kendine Karar Vermek
Kendi hayatıma bakınca, “31 çekmek”ten kurtulma yolunun, aslında karar almak ve bu kararı bir adım daha ileri taşımakla mümkün olduğunu fark ettim. Bu, sadece erteleme değil; aslında “harekete geçmeme” durumu. Birkaç yıl önce iş hayatına atıldığımda, ilk zamanlar çok rahat bir şekilde işleri erteleme eğilimindeydim. Belki de yeni işin sorumlulukları ve beklentileri beni zorlayınca, hemen “yarın yaparım” dedim. Ama zamanla fark ettim ki, bu sürekli ertelenen işler, hem iş hayatımı olumsuz etkiliyor hem de ruh halimi bozuyordu.
Birçok kişi gibi ben de bazen “şimdi”yi erteleyerek, geleceği düşünmeye çalıştım. Fakat bu erteleme sadece daha büyük bir baskı ve kaygı yarattı. “31 çekmeyi nasıl bırakabilirim?” sorusunun cevabı, kendi kendine karar vermekle başlıyor. Bu kararı almak, beynini kısa vadeli rahatlıktan uzaklaştırıp, uzun vadeli hedeflere odaklanmayı sağlamak anlamına geliyor.
İstatistiklere de bakınca, bir kişinin uzun vadeli hedeflere odaklanabilmesi için bir yön duygusu geliştirmesi gerektiği görülüyor. 2017’te yapılan bir çalışmada, uzun vadeli hedefler üzerinde çalışan bireylerin daha az stres yaşadığı ve işlerinde daha başarılı oldukları gösterilmişti. Yani, “31 çekmeyi bırakmak” için, belirli bir hedefe odaklanmak ve bu hedefe ulaşmak için net adımlar atmak gerek.
—
Başarıya Giden Yolda Küçük Adımlar: Nasıl Bir Strateji Oluşturabilirim?
“31 çekmeyi nasıl bırakabilirim?” sorusuna verdiğim yanıtlardan biri, aslında küçük, yönetilebilir adımlar atmak. Ekonomi eğitimimde öğrendiğim bir şey vardı: Büyük bir problemi çözmek için önce o problemi parçalara ayırmak gerekir. Bu strateji hayatımda çok işime yaradı. İş hayatımda ya da kişisel hayatımda, büyük hedefler yerine küçük adımlar attığımda, ertelenen işler birikmedi, kaygılarım azaldı ve sonuçta daha fazla başarı elde ettim.
İlk başta küçük, ama önemli bir adım olarak şunu yapmayı öneriyorum: Bir hedef belirle ve o hedefe ulaşmak için günlük küçük adımlar at. Örneğin, iş yerinde bir projeyi zamanında tamamlaman gerekiyor. Bir hafta içinde tamamlamak yerine, her gün 2-3 saatlik bir çalışma planı yaparak ilerlemeye başlayabilirsin. Bu planı uygulamak, sana her gün bir şeyler yapmış olmanın huzurunu verecek ve “yarın yaparım” düşüncesini kırmana yardımcı olacaktır.
Bir diğer önemli nokta da kişisel hedeflerini yazıya dökmek. 2018’de yapılan bir araştırmaya göre, hedeflerini yazan insanların yazmayanlara göre başarı oranı %42 daha yüksek. Ben de yıllardır bu alışkanlıkla başarıyı yakaladım. Hedeflerin somut hale geldiğinde, o hedefe ulaşmak çok daha kolay oluyor. Hem iş hayatında hem de kişisel yaşamda, yazılı hedefler benim için bir rehber oldu.
—
Sonuç: 31 Çekmeyi Nasıl Bırakabilirim? Gerçekten Değişebilir miyim?
Sonuç olarak, 31 çekmekten kurtulmak, gerçekten de bir alışkanlık meselesi. Kendi hayatımdan öğrendiğim kadarıyla, bu alışkanlığı bırakmak, yalnızca “bugün”ü değil, “yarını” da düşünmekten geçiyor. Kısa vadeli ödüller ve rahatlık yerine, uzun vadeli hedeflere odaklanmak, sadece iş hayatında değil, kişisel gelişimde de çok önemli.
Veriler ve kişisel deneyimlerime dayanarak, 31 çekmeyi bırakmanın anahtarı: karar vermek, hedef belirlemek, ve küçük ama sürekli adımlar atmak. Bu değişim bir anda olmayabilir, ama zamanla gerçekten faydalı sonuçlar ortaya çıkacaktır. Şimdi, “31 çekmeyi nasıl bırakabilirim?” sorusuna verdiğim cevap, daha net ve kesin bir yön çizmekle ilgili. Zamanla, küçük adımlarla büyük farklar yaratabileceğimize inanıyorum.