İçeriğe geç

Akustik gitar özellikleri nelerdir ?

Akustik Gitar Özellikleri Nelerdir? Gitarın Bütün Büyüsü Burada!

Akustik gitar… O efsane enstrüman. Hayatında bir kere bile “Bu akorla bir şarkı yaparım” dememiş biri var mı? Bilmiyorum, ama benim bir dönem akustik gitar almaya karar vermemle başlayan süreç, pek de düşündüğüm gibi olmadı. Şimdi her şarkı söylendiğinde, “Bu kadar acayip bir şey için ben 2 ay çalabilirim” diye düşünüyorum. Neyse, bu yazıda size akustik gitarın özelliklerinden bahsedeceğim, ama esprili bir dille… Yani bir şekilde hem gitarı tanıyacağız, hem de kahkaha atacağız, değil mi? Hadi başlayalım!

Akustik Gitar: Herkesin Çaldığı Ama Gerçekte Kimsenin Çalamadığı Alet

Akustik gitarın bir özelliği var ki, herkes tarafından çok seviliyor: Kimse onunla kötü bir şarkı söyleyemez! Mesela ben de bir ara gerçekten kendimi bir rock yıldızı gibi hissettim. Şarkı söyleyip akustik gitarla eşlik etmeye başladım. Enstrüman tutmamın nasıl bir iş olduğunu anladım. Gitarın öne bakan, rengarenk şekilleri ve o akorlar gerçekten insanı başka bir dünyaya taşıyor. Ama sonra fark ettim ki… Bir akor çaldım, ve inan bana çok korkunçtu. İşte o zaman gerçekleri kabullenmeye başladım: “Akustik gitar, her zaman mükemmel çalmıyor ama çok cool görünüyor.”

Yani evet, akustik gitar hakkında bahsedilecek özellikler saymakla bitmez. Hadi biraz daha ciddi olalım (çok değil, söz). Akustik gitarın gerçekten ilginç özelliklerinden biri de tel sayısı ve boyutudur. Akustik gitarlar genellikle 6 teliyle gelir, ama bazen bazı modellerde 12 tel de görebilirsiniz. Benim gitarımda 6 tel vardı ve sanki 6 telde de doğru notayı çalmak imkansız gibiydi. Ama dedim ya, gitarla çalmak cool bir şey. Kimse size kötü çalarken “Yav, sen nasıl çalıyorsun?” diye sormuyor, herkes yalnızca, “Harika!” diyor. Çocukluk hayalimin 1 adım gerisindeydim, ama takılıyordum.

Gitarın Gövdesi: Büyük, Küçük, İnce ve Yağmurlu!

Bir de gitarın gövdesi var. Bu aslında gitarın ruhu. O devasa, biraz kabarık gövdesi var ya, işte orada insanın kalp atışı hızlanıyor. Akustik gitarın genelde ahşap gövdesi vardır. İyi bir akustik gitar, çok iyi bir ses çıkarır. Ama kimse size şunu demiyor: “Gitar çalmak için önce parmaklarını geliştirmelisin, sonra bir de şiddetli bir şekilde bağırmanı gerekecek.” Benim gitarım da zamanında “sesini biraz aç” dediği için birçok köşede duvarlara çarptı. Sonra anladım ki o kadar büyük bir gövde olmasına rağmen, gitarı bazen baş aşağı çalmak daha mantıklı oluyor. Hem sesini de çok fazla zorlamamış oluyorsun.

Bir arkadaşım bana “Gitar çalmaya yeni başladım” demişti, o kadar sevinmiştim ki! Hemen elime gitarı alıp birkaç akor çalmaya başladım ve bir baktım, o da bir şeyler söylüyor. Çok hoşuma gitti. Tabii bir de o akustik gitarın o keskin sesleri var, yani tam ne demek istediğimi anlayamayabilirsiniz, ama her neyse! O keskinlik bana sürekli sorular sorduruyor: “Bu sesin kaynağı nerede? Akustik gitarın büyüsü nasıl bu kadar etkileyici olabiliyor?”

Akustik Gitarın Akorları: Duygusal Bir Yolculuk

Şimdi, akustik gitarın başka bir güzelliği de, çaldığınız akorlarla yaşadığınız duygusal yolculuk. O yüzden bana sorarsanız, akustik gitarın en iyi özelliklerinden biri de duyguları dışa vurma kapasitesidir. Çalarken, “Hadi ya, ben de böyle bir şey yapabilirim!” diyorsunuz ve o an bir şarkıyı anlamlandırmaya başlıyorsunuz. Ne kadar gerçekçi olabilir? Pek çok kez şarkıları kendi tarzımda söylemeye çalıştım, bazen o kadar saçma oldum ki, “Bunu ben mi söyledim?” diye kendime sordum. Ama ne olursa olsun, gitarın o güzel melodileri, her şeyi unutmanızı sağlıyor. Kendi iç yolculuğunuzu yapıyorsunuz. Ama tabii, sonunda ne oluyor? Anca “Çok güzel olmuş!” diyorlar, kimse “Kanka, sen ne yapıyorsun?” demiyor. 🙂

Bir Akustik Gitarın Kendi Karakteri Vardır

Her gitarın bir ruhu vardır. Bunu çok ciddiye alın. Benim gitarımın sesi o kadar naifti ki, bazen yanlış çaldığımda, “Sana ne oldu, çok naif oldum!” diyormuş gibi hissediyorum. Bazen arkadaşımın gitarını alıp çalmaya başlıyorum ve hemen anlıyorum: Bu gitar bambaşka! O zaman düşünmeye başlıyorum: Akustik gitarın sesini ne belirliyor? Gövdesinin şekli, tel sayısı, hatta kullanılan malzeme bile bu sesin belirleyicisi. Birçok kişi ses farkını anlayamaz ama bir gitarist olarak, sesin nasıl geldiğini hemen duyuyorum. Yani demem o ki, gitarın da bir karakteri var. Hangi gitarı alırsanız alın, onunla uyum içinde olmalısınız.

Akustik Gitar ve Sosyal Hayat: “Yalnızca Gitar Çaldım” Dediğiniz An

Akustik gitarın bir diğer özelliği de, sosyal hayatınıza etkisi! Evet, ben de bir ara gitarla ilgili her şeyi bildiğimi düşünüyordum. Hadi gelin şimdi bu durumu kısaca bir diyalogla gösterelim:


– "Gitar çalmak istiyorum, nasıl başlarım?"

– "Kanka, bence güzel bir başlangıç olur!"

– "Hangi akorla başlasam?"

– "Eeee… İlk başta… A işte, B…"

– "Ne kadar şaşalı, ha?" 

Gitar çalmak gerçekten insanın hem özgüvenini artırır, hem de “Beni duydunuz mu?” diye bağırttırır. Sonuçta, akustik gitar, yalnızca bir müzik aleti değil, bir tür sosyal “vazgeçilmez”dir. Eğer birkaç akor biliyorsanız, insanlar size her zaman ilgi gösterir. Öyle değil mi? Kimse size “Hadi gitarı çal, bakalım!” demiyor, ama gitarın başına geçince herkes birden oturup sizi izlemeye başlar. Gerçekten, gitar çaldıkça, kendinizi daha iyi hissediyorsunuz, kimseye bir şey kanıtlamıyorsunuz, ama herkes sizden etkileniyor.

Sonuç: Akustik Gitar, Her Yaşta Efsane

Akustik gitar, gerçekten her yaştan insanı büyüleyebilen bir alet. Bir taraftan çaldıkça yeni yetenekler kazanıyorsunuz, diğer taraftan müziğin ruhuyla tanışıyorsunuz. Her notada bir hikaye, her akorla bir duygu var. O yüzden akustik gitar hakkında daha fazla ne diyebilirim ki? Hala gitara başlamak için bir bahane arıyorsanız, bir an önce alın bir tane, ve unutmayın: Her yanlış akor, yeni bir fırsattır!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş