İçeriğe geç

Taklidi ve taklidi iman nedir ?

Taklidi ve Taklidi İman: Bir Genç Yürekten Yola Çıkmak

Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarından birinde, içimde fırtınalar koparken, bir yanda da sıcak çayımdan aldığım yudumla hayatı sorguluyordum. Her şey bir anda değişmişti. Bir konuda ne kadar kafa karıştırıcı bir hâl almıştı. O an, eski dostum Serkan’ın söyledikleri takıldı aklıma. “Taklidi iman nedir?” diye sormuştu geçenlerde. Cevap vermek zor olmuştu, çünkü içimde pek çok soru vardı ama ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Şimdi, yıllar sonra bu konuda düşündükçe, hislerim de zamanla daha derinleşti. O zaman ne düşündüyseniz, bugün hala o kadar güçlü duygular içinde olduğum söylenemez. Ama ne yapalım, zaman insanı şekillendiriyor, bir şekilde.

Bir Sohbet, Bir Hayal Kırıklığı

Yıllardır en yakın arkadaşımdı Serkan. Birlikte büyüdük, birlikte sınavlara girdik, birlikte hayallere daldık. Ama her şeyin olduğu gibi, zamanla değişen bizdik. Bir gün, bir kahve içmek için buluştuk ve o an sohbetimiz bambaşka bir boyuta taşındı. “Biliyor musun, ben son zamanlarda taklidi iman nedir diye düşünüyorum,” demişti Serkan, gözlerinde bir anlam arayışıyla.

İlk başta şok oldum. Her zaman oldukça dini ve derin düşünceli biri olarak bilirdim onu. Ama birden, sanki hayatında başka bir şeyler vardı. Bir boşluk. Taklidi iman, yani başkalarının inançlarını taklit etme, gerçek anlamda bir bağ kurmadan yaşama durumu. Gerçekten çok derin bir şeydi bu, ama ben tam olarak anlamadım.

Serkan’a göre, çoğu insan gibi ben de pek çok şeyin taklidini yapıyordum. İnançlarımı bile, sadece çevremde gördüğüm gibi yaşamaya başlamıştım. Düşünmeden, sorgulamadan, ne olduğunu, ne hissettiğimi bilmeden. Taklidi iman, bir nevi başkalarının hayatını yaşamaya kalkmaktı. Kendi inançlarımı bulmaya çalışırken, onlarınkine benzemekti. Bu cümleler Serkan’ın ağzından dökülürken, içimde bir şeylerin kırıldığını hissettim. Bunu ben mi yapıyordum? Ya da sadece başkalarının yaşam biçimlerine mi kapılmıştım?

Bir Işık, Bir Umut

O günden sonra, her şey bir anlam kazandı. Taklidi iman neydi? Gerçekten bir hayatın, bir inancın derinliklerine inmeye cesaret edebilmek miydi? İnanmak, yalnızca içinden geldiği gibi yaşamak mıydı, yoksa hep başkalarını izlemek mi? Bu düşünceler kafamı kurcalarken, içimde bir umut ışığı doğdu. O ışık, “Belki de kendi yolumu bulmalıyım” dedi. Kendim gibi, kimseye benzemeden, başkalarının doğrularını değil, kendi doğrularımı takip ederek.

Serkan, “İman etmek bir yolculuk, bu yüzden birine benzemek değil, kendi yolunu bulmak gerekir,” demişti. İşte o an, tüm kalbimle anladım. Herkesin doğru bildiği farklıydı. Bunu kabullenmek, kendi kimliğimi bulmak için büyük bir adım atmak demekti.

Hayal Kırıklığı ve Gerçek İman

Serkan’la sohbetimizin ardından, her geçen gün içimde büyüyen bir farkındalık vardı. Herkesin inancı kendine aitti ve başkalarının doğru bildiği bir şeyin, benim hayatımı değiştirmesine izin veremezdim. Taklidi imanla ilgisi olan bir şey vardı. Evet, belki önce başkalarını taklit etmişimdir. Ama bu, zamanla değiştirebileceğim bir şeydi. Her zaman başkalarının inancını taklit etmek, onların doğrularını içselleştirmek, sadece yüzeysel bir şekilde var olmaktır. Taklidi iman, bir kişinin gerçek benliğini bulmadan, dışarıdan alınan bir inançtır. Oysa gerçek iman, derinlerde bir yerden gelir, birinin düşüncelerine benzemekle alakası yoktur.

Zamanla, kendi içimdeki sesi duymaya başladım. Gerçek iman, başkalarının yaşamlarına, başkalarının doğrularına değil, kendi yoluma odaklanmaktı. Bu, herkesin hayatına dokunabileceği bir şeydi. Belki de kendi sorularımızı sormaktan ve cevabını içimizde bulmaktan geçiyordu.

Sonuç: İçsel Bir Yolculuk

Serkan’ın sözleri ve o anın ardından, bir farkındalıkla yoluma devam ediyorum. Taklidi iman, başkalarının yolunda kaybolmuş bir kimlikti, oysa gerçek iman içimdeki sorulara verdiğim cevapları bulmakla başlamalıydı. Bugün, o eski hayal kırıklıklarını, o karmaşık düşünceleri geride bırakıp, kendi yolumu bulma cesaretini gösteriyorum. Taklidi iman nedir diye soranlara da, belki şu cevabı verebilirim: “Kendi yolunu bulmak için önce kaybolmalısın, sonra da kendi ışığını bulduğunda gerçek inancı hissedersin.”

Ve belki de kaybolduğum o karanlık yolda, benzer soruları kendime sormaya devam ederim. Ama bu sefer, sadece taklit etmek yerine, gerçekten inanarak ve yüreğimin sesini dinleyerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş